Turkish Archives of Pediatrics
Original Article

Problems of the neonates with congenital heart disease requiring early interventions: a regional report

1.

Neonatal Intensive Care Unit, Diyarbakır Children’s Hospital, Diyarbakır, Turkey

2.

General Pediatrics Unit, Diyarbakır Children’s Hospital, Diyarbakır, Turkey

3.

Cardiology Unit, Diyarbakır Children’s Hospital, Diyarbakır, Turkey

Turk Arch Pediatr 2015; 50: 158-162
DOI: 10.5152/TurkPediatriArs.2015.2254
Read: 172 Downloads: 145 Published: 05 December 2020

Aim: In this study, it was aimed to determine the problems of the neonates who were diagnosed with congenital heart disease requiring early intervention in our hospital.

Material and Methods: The files of the newborn babies with congenital heart disease requiring early intervention who were admitted to the neonatal intensive care unit of our hospital between January 2011 and January 2013 were evaluated retrospectively. In all cases, echocardiography and ‘’Score for Neonatal Acute Physiology-II” (SNAP-II) scoring were performed within the first day of admission. The data were interpreted using Number Cruncher Statistical System 2007 software. The statistical significance was set at p<0.05.

Results: A total of 83 babies were included in the study. Forty six of the patients were male (55%), and 37 (45%) were female. Sixty eight percent of the patients were referred from the neighboring provinces and 32% were transferred from the centers within the city. The age range was between 0 and 28 (5.6±6.4 day) days. The SNAP-II scores upon admission ranged between 0 and 90 (mean: 20±20.3). None of the patients was diagnosed prenatally. The most common diagnoses included transposition of the great arteries (33.7%) and pulmonary atresia (19.3%). Nineteen (22%) patients were lost in the neonatal intensive care unit. There was a significant relationship between the mortality and the SNAP-II scores (p=0.0001) and use of vasopressors (p=0.004). The diagnosis, gender, use of alprostadil and age were not related to mortality. Three patients were discharged following planning of elective surgery and 60 patients were referred to a tertiary center by air ambulance.

Conclusions: The results of our study indicated that prenatal diagnosis could not be made in neonates with congenital heart disease requiring intervention in our region. The mortality rates of these patients were related to the severity of the clinical status at presentation rather than to the age, gender and type of congenital heart disease. The mortality was much higher in the patients who developed circulatory failure. Most of the patients who survived were sent by air ambulance to the centers where the intervention was to be performed. (Turk Pediatri Ars 2015; 50: 158-62)


Erken girişim gerektiren doğuştan kalp hastalığı olan yenidoğanlarda sorunlar: bölgesel rapor

Amaç: Bu çalışmada hastanemizde erken girişim gerektiren doğuştan kalp hastalığı tanısı alan yenidoğanların sorunlarının irdelenmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntemler: Ocak 2011- Ocak 2013 tarihleri arasında hastanemizin yenidoğan yoğun bakım birimine erken girişim gerektiren doğuştan kalp hastalığı tanısı ile yatırılan yenidoğanların dosyaları geriye dönük olarak değerlendirildi. Bütün olgulara yatışlarının ilk gününde ekokardiyografi ve “Score for Neonatal Acute Physiology-II” (SNAP-II) skorlaması yapıldı. İstatistiksel analizler Number Cruncher Statistical System 2007 programı ile yapıldı, anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirildi.

Bulgular: Toplam 83 olgu çalışmaya alındı. Olguların 46’sı (%55) erkek; 37’si (%45) kızdı. Hastaların %68’i çevre illerden %32’si ise ilimizdeki başka merkezlerden birimimize sevk edilmişlerdi. Yaşları 0-28 (ort: 5,6±6,4 gün) gün arasında değişmekte idi. Başvuru SNAP-II skorları 0-90 (ort: 20±20,3) bulundu. Hiçbir olgunun prenatal tanısı yoktu. Sık tanılar %33,7 oranı ile büyük arterlerin transpozisyonu ve %19,3 ile pulmoner atrezi idi. Ondokuz (%22) olgu ünitemizde kaybedildi. Ölümler ile SNAP-II skorları (p><0,0001) ve vasopressör kullanımı (p><0,004) arasında anlamlı ilişki saptandı. Tanı, cinsiyet, alprostadil kullanımı ve yaş, ölüm oranı ile ilişkili bulunmadı. Altmış olgu hava ambulansı ile daha büyük merkezlere sevk edildi, üç olgu da elektif operasyon planlanarak taburcu edildi.

Çıkarımlar: Çalışmamızın sonuçlarına göre bölgemizde girişim gerektiren doğumsal kalp hastalığı olan yenidoğanlara prenatal tanı koyulmadığı; bu olguların ölüm oranlarının yaş, cinsiyet ve doğumsal kalp hastalığının tipi ile değil ünitemize başvurduklarındaki klinik durumlarının kötülüğü ile ilişkili olduğu; dolaşım yetersizliği gelişenlerde ölüm oranının çok daha yüksek olduğu ve yaşayan olguların çoğunun girişim yapılacak merkezlere hava ambulansı ile gönderildiği saptanmıştır. (Turk Pediatri Ars 2015; 50: 158-62) >

Files
EISSN 2757-6256