Turkish Archives of Pediatrics
Review

Acne vulgaris

1.

Department of Dermatology, İstanbul University Cerrahpaşa Faculty of Medicine, İstanbul, Turkey

Turk Arch Pediatr 2014; 49: 13-16
DOI: 10.5152/tpa.2014.1943
Read: 168 Downloads: 108 Published: 07 December 2020

Acne vulgaris is a chronic inflammatory disease of the pilosebaceous unit and it is observed equally in both sexes and nearly all races. It generally begins at puberty, but the healing period is variable. There is no known etiological factor, except genetic tendency. Androgens play a very limited role in some female patients. The effects of cosmetics, foods and drinks are also discussible and too limited. There are four factors in acne pathogenesis: a) Increase of the sebum excretion b) Keratinization of infrainfundibulum c) Bacterial colonization of the follicle d) Inflammation It is mainly observed on the face and back, shoulders and chest. Initial lesions are comedons. Papules, pustules and cysts of severe types follow it. The most important factor in treatment is a very good patient-physician communication. Topical or systemic treatment or both can be used depending on the severity of acne. Benzoyl peroxyde, azelaic acid, AHA’s antibiotics, retinoic acid and derivatives are the topical choices. For systemic treatment antibiotics are the most commonly used medicines, but isotretinoine has a very spesific place with the possibility of permanent healing. All kind of treatments need approximately six months for a good result.(Türk Ped Arş 2014; 49: 13-6)


Akne vulgaris

Akne vulgaris, pilosebase biriminin kronik iltihabi bir hastalığı olup, her iki cinste eşit oranda görülür. Genellikle ergenlik döneminde başlar, fakat bitiş zamanı değişkendir. Genetik bir yatkınlığın olduğu hastalığın etiolojisinde androjenik hormonların kısmi etkileri dışında bilinen ciddi bir tetikleyici yoktur. Yiyeceklerin ve stresin etkisi çok tartışılmışsa da bu konuda da kesin bulgular gösterilememiştir. Yağ esaslı olan kozmetikler sık ve uzun süre kullanıldıklarında akne gelişimine neden olabilirler veya var olan akneyi alevlendirebilirler. Akne patojenezinde dört ana bileşen vardır. a) Sebum artışı b) İnfundibulumun orta bölümünün keratinizasyonu (İnfrainfundibulum) c) Folikülün bakteriyel kolonizasyonu (Propionibacterium Acnes) d) Folikül ve çevresinde enflamasyon Akne, yağ bezlerinin fazla bulunduğu başta yüz olmak üzere sırt, göğüs ve omuzlarda yerleşir. Başlangıç lezyonları siyah noktalardır. Eritemli papüller enflamasyonun ilk belirtileri olup, bunları püstüller izler. Seyrek olarak yağ bezlerinin çok irileştiği ve deri altında nodüllerin oluşumuna neden olduğu kistler görülür. Akne tedavisinde en önemli şey çok iyi bir doktor-hasta iletişimidir. Aknenin şiddetine göre yerel veya sistemik tedavi veya her ikisi birden uygulanabilir. Yerel tedavide en çok kullanılan ürün bir antiseptik olan benzoyl peroksittir, yine bu gruptan azelaik asit, yerel antibiyotikler çok kullanılır, yalnızca enflamasyona etkilidirler. Siyah noktalara etki edebilecek ürünler ise keratolitikler olup, salisilik asit, rezorsin alfa hidroksi asitler ve en çok da en etkili olan retinoik asit kullanılır. Sistemik tedavide antibiyotikler ön sıradadır, fakat kalıcı etki yapabilen tek molekül izotretinoindir. Hangi yöntem olursa olsun tedavi sabır ister, en az altı aylık bir süreç gerekir. (Türk Ped Arş 2014; 49: 13-6)

Files
EISSN 2757-6256